Başka türlü değil

sevginin hüküm sürdüğü yerde güç istenci yoktur; gücün üstün olduğu yerde ise sevgi eksiktir. biri diğerinin gölgesidir ~ c. jung

evet dostlarım bizi sevgi kurtaracak,
ne sabahları uğrunda yetişebilmek için
büyük bir telaşla koşturduğumuz
bizi bize hapsetmiş işlerimiz
ne o işlerden bize karşılık olarak verdikleri
saçma sapan bir kaç resimli kağıt
küçük bir çocukta gördüğümüz
ve bizi en olmadık zamanda umutla güldüren
o şey her ne ise bizi mutlu eden
evet işte, tam da o kurtaracak bizi
sevgilinin eliyle sizin eliniz arasındaki
hava belki de bir atom bombası etkisiyle
kurtaracak yitik bir insanlığı
modern çağ hastalıklarını
yoldaki bir belediye temizlikçisine bakarken
utanarak hissettiğiniz o uzak tiksinti değil
sizi kurtaracak olan
ellerinde buruşuklukları, yüzündeki kırışıklıkları
anlayabildiğiniz zaman dünya o zaman
her şey o zaman gerçek gelecek
sabahları yataktan kalkmak için
bir sebep aramak zorunda kalmayacaksın işte o zaman
zaten kalkmış ve zaten bilinmeze doğru
çocuksu bir saflıkla koşar bulacaksın kendini
kalbinde akan o şeyi hissettiğin zaman ama sadece
başka
türlü
değil


Furkan çalışkan.
13/6/2010
Share and Enjoy:
  • Print this article!
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks

Neler yapıyorum?

Epeydir blog’a bir girdi yapmadığımın farkındayım.

En son girdiyi yapalı yaklaşık iki ay olmuş. Sınırlı insan hayatı için epey uzunca bir dönem.

Bu iki ayda neler olduğu dair öncelikle bir şeyler karalamak istiyorum.

8 Şubat 2010 tarihinden beri Nortel Netaş bünyesinde çalışıyorum. Sanırım hayatımın genelinde kapladığı zaman dolayısıyla anlatmam gereken ilk şey bu oluyor.

Netaş’ta yaptığım iş A2E isimli Carrier VOIP (aslında biraz daha fazlası) ürününün üzerinde çalıştığı RHEL platformu için gerekli platform patchlerinin hazırlanması, platform kullanımını kolaylaştırmak için gerekli Perl ve Bash scriptlerinin dizayn ve kodlaması ve onun harici yine bu platformdan kaynakların vakaların analizi ve varsa sorunlarının giderilmesi. Öğrencilik hayatım boyunca hep hayalini kurduğum ideal iş tanımıma bir hayli yakınsayan işimden şimdilik memnunum.

Onun harici İstanbul Teknik Üniversitesi bilgisayar bilimlerinde devam etmekte olan yüksek lisansım sebebiyle haftada bir günümü Ayazağadaki okulumda geçiriyorum. (Bu yazıyı da kütüphaneden yazdığımı söylesem sanırsam bu günün hangi gün olduğu gereksiz bilgisini de yine aynı gereksizlikte epey uzunca bir cümleyle vermiş olacağım)

Kısaca iki ayda çoğunlukla bu iki mekanda (Nortel Netaş & İTÜ) geçirdim zamanımı ve görülen kadarıyla bir müddet daha aynı şekilde geçirmeye devam edeceğim.

Onun harici yine bu iki ay boyunce her zamanki gibi kayda değer şeyler okumaya ve izlemeye gayret ettim/ediyorum;

Öncelikli olarak uzunca bir süredir (Budala ve Cinler’e bulaştığımdan beri) niyetlendiğm Suç ve Ceza’ya başlayabildim nihayet. Ayrıca yine  ’Onca yoksulluk varken’ (La vie devant soi) isimli güzide esere bulaştım geçtiğimiz iki ayda. Her ikisi de gayet kayda değer eserler. Yine bu aralar ilk fırsatta bulaşmaya niyetlendiğim diğer üç eser ise Art of game design, Rework ve Veciz sözler.

Film olarak da son zamanlarda beni gerçek anlamda etkileyen bir iki eser oldu. Bunlardan aklıma gelen ilki 2009 yapımı El secreto de sus ojos. Diğerleri ise Bal ve Soul Kitchen. Her üçünü de vaktinizi ayırıp izlemenizi öneriyorum.

Şimdilik Furkan cephesinden bu kadar.

Share and Enjoy:
  • Print this article!
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks

Undisclosed Desires

Muse - The Resistance

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Share and Enjoy:
  • Print this article!
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks

Hero

regina-spektor

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Share and Enjoy:
  • Print this article!
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks

Formspring.me sayfam

Her türlü sorunuz itina ile cevaplanır -yersen-

http://www.formspring.me/ozirus

Share and Enjoy:
  • Print this article!
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks

SixthSense technology

Share and Enjoy:
  • Print this article!
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks

Bilgi Çağının Derdi

Son zamanlardaki kanaatime göre çağımızın en büyük dertlerinden birisi internet ile hayatımıza giren uçsuz bucaksız bilgi deryasında kaybolup gitmek veyahut yolumuzu bulabiliyor olsak bile peşlerinden dikkat dağıtan ‘çok da gerekli olmayan’ faktörler sebebiyle doğru düzgün gidememek… Evet evet, bahsettiğim şey sizin de eminim zaman zaman başınıza gelen -özellikle bir ödev yada bir araştırma yaparken- yaklaşık 60 sn sonra kendinizi boş boş bakarken bulduğunuz araştırma ve ödev konunuzla uzaktan yakından alakası olmayan siteler…

Twitter, Friendfeed gibi bilginin süzülmeden direk gelmesine izin veren siteler bana göre bunlardan en önemlileri.Ne yapıyordum ben?

Belirli bir biçimi olmayan, bilgilerin ilgili/ilgisiz (yada yararlı/yararsız) olarak kişi bazında etiketleyebilen bir mekanizması olmayan bu siteler bence özellikle hayatını bilgisayar başında geçiren insanlarda üretkenliklerinin önündeki en büyük engellerden. En olmadık zamanda gelen bir güncelleme uyarısı, yada ister istemez belki günde onlarca kez elle bizzat siteye girerek yapılan ‘yeni bir şeyler var mı?’ kontrolleri zamanın verimsiz kullanımı açısından örnek teşkil edebilecek türden şeyler. Evet, bu kontrolleri otomatik olarak -sizi siteyi elle ziyaret etme zorunluluğundan kurtararak- yapan çok güzel yazılımlar var fakat yine de bu yazılımların yaptıklarının sonucu da pek farklı değil. Yazınızı yada kodunuzu yazarken sağ-alttan çıkan bir bildirim yine aynı etkiyi yapıyor.

Burada akla gelebilecek sorulardan birisi ‘üretkenlik her şey mi?’ sorusu olacaktır belki. “Ne olmuş yani günde bir saatimi Friendfeed yada Twitter tarzı bir sitede ‘takılarak’ geçiriyorsam? İşler arasında kafamı toparlıyorum belki de ben o 1 saatte…” Ben de diyorum ki o bir saatinde otur bir yerde iPod’unla sakin sakin müzik dinle, defterine bir şeyler karala yada bir çay ve kahve alarak arkadaşlarınla muhabbetin belini kır daha iyi, daha eğlenceli…

Bu gibi sebeplerle her ikisini de yaklaşık 1.5 senedir kullandığım Twitter ve Friendfeed hesaplarımı kapatma kararı aldım. Bakalım nereye kadar götürebileceğim bu kararı. En sonunda Donald E. Knuth gibi mail dahi kullanmayı bırakmam umarım…

Not: Donald E. Knuth’un mail kullanmayı bırakmasını nedenini merak edenler için gelsin.

Resim kaynağı: Radikal

Share and Enjoy:
  • Print this article!
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks

Satılık Kitap!

Şu adreste listesini bulabileceğiniz kitaplarımı artık kullanmadığımdan satışa çıkardım.

Talipleri benimle iletişime geçebilirler.

Share and Enjoy:
  • Print this article!
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks

İlkin

Bunu kimse söylemedi belki düşündü
çünkü vardır insanın yaşamasında
uyku ve öfke gibi vardır
kimse söylemedi
tuzunu çoğaltan bir denizde
nasıl batarsa güneş öyle
bende kaçırdım
ki gözüm bütün gün
günboyu lekelerde
kaçırdım ama şöyle de söylenebilir
şiirin bütün geçmişinin dışında
önceden açıklanan her şeyin dışında
örneğin en sıcak ülkelerin yazında
en soğukların kışında
yanarım üşürüm berbat olurum
hiç bir şeye yaramam
ama yinede seni severim
o zaman sende beni sev
evet

Turgut Uyar

Share and Enjoy:
  • Print this article!
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks

Şehir

“Bir başka ülkeye, bir başka denize giderim,” dedin,
“bundan daha iyi başka şehir bulunur elbet.
Her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
Aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
Yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim ülkede.”

Yeni bir ülke bulamazsın.
Bu şehir arkandan gelecektir.
Sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın.
Aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
Başka bir şey umma-
Bineceğin gemi yok, çıkacağın yol yok.
Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
Öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de.

Konstantin Kavafis

Share and Enjoy:
  • Print this article!
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
←Older